Langırt, herhangi bir müşteri briefi olmadan, kendi merakımla ürettiğim kişisel bir 3D animasyon çalışması. Çıkış noktası basit bir tersine çevirme: langırt zaten futbolun masaüstüne indirgenmiş minyatürüdür — peki bu minyatür, gerçek bir stadyumun ortasına konulsa ne olur?
Çalışma bu soruyu görsel olarak sürdürüyor. Kırmızı ve mavi plastik oyuncu figürlerinin renk mantığı tribünlere taşındı; masayı çevreleyen on binlerce koltuk, aynı iki rengin halkaları halinde diziliyor. Böylece masa kendi seyircisini üretmiş oluyor — oyuncakla stadyum arasındaki ölçek farkı, tek bir renk sisteminin içinde eriyor. Kamera bu iki ölçek arasında gidip geliyor: kimi zaman topun hemen yanında, oyuncu figürlerinin cilalı yüzeyleri ve çubukların krom parlaklığı arasında; kimi zaman tribünün en arka sırasında, ortada kalmış minik masaya bakarken. Tepeden çekilen plan, stadyumu konsantrik kırmızı-mavi halkalara indirgeyerek kompozisyonu neredeyse grafik bir işarete dönüştürüyor.
Teknik olarak çalışma, cilalı plastik ve krom yüzeylerin ışıkla ilişkisi, geniş koltuk dizilerinin dizilim ve dağılım çözümleri ile sığ alan derinliğinin ölçek algısı üzerindeki etkisi üzerine bir deneme oldu. Makro planlarda oyuncak malzemesinin fiziksel gerçekliği, geniş planlarda ise tekrar eden geometrinin oluşturduğu doku öne çıkıyor.
Kişisel çalışmalar, ticari işlerin izin vermediği bir şeye alan açar: fikri, teslim tarihinden bağımsız olarak sonuna kadar götürmek. Bu projede beni ilgilendiren şey langırtın kendisi değil, ölçeğin anlamı nasıl değiştirdiğiydi — aynı nesne, bir masada oyuncak, bir stadyumda ciddi.